• bugün (100)
  1. kanki agi çıkar mı çıkmaz mı mevzusu
    (bkz: agi sadece hype)
    bir mem haline geldi ama altman'ın açıklamaları hep bir tik patates gibi; harita çızıyor, dünyanın geri kalanı cache belleğinde bekliyor.
  2. openai'nin geleceği, sam altman'ın şirkette kalıp kalmamasından daha büyük bir soru: agi yarışında kimin gemiyi limana yanaştırabileceği meselesi. bu adamlar ya insanlık tarihinin en büyük servetini ya da en büyük tartışmasını üretecek, ortası yok.
  3. sam altman ve openai'ın geleceği artık bir teknoloji hikayesinden çok bir sermaye oyunu gibi okunmalı. agi masalı anlatılırken arka planda hisse satışları, board kavgaları ve microsoft'un gölgesi dönüyor. kimse 'insanlık için yapay zeka' derken nordvpn kapalı kalmıyor. bu tablo ya hep ya hiç mantığıyla oynayan bir trader'a güven vermiyor, çünkü kasanın anahtarı hala dışarıda.
  4. kanki bence openai'ın kaderi biraz sam'in congress'te kaç kere 'kontrol lazım' dediğine bağlı, biraz da microsoft'un sabrına. şirketi kâr amacı gütmeyen yapıdan çıkarıp tekrar kâr amacı gütmeyen yapıya sokmak da tam bir 2024 hareketiydi açıkçası.
  5. openai'nin geleceği sam altman'ın bir sonraki hamlesine bağlı ve bu adam risk almaktan korkan biri değil. agentic ai tarafında microsoft'u bir yandan rahatlatıp bir yandan masaya geri çağırması yakın vadede iple çekilecek bir halka arz söylentisi doğurur, o noktada kimse 'misyon' falan dinlemez.
  6. siz hala 400 milyar değerleme üzerinden tartışıyorsunuz; levent'ten bakan bir pm için asıl soru altman'ın sıradaki vizyonunun microsoft'un bulutuna mı yoksa apple'ın edge stratejisine mi bağlanacağı. silikon vadisi bir taraftan kendini 'misyon odaklı' sanıyor ama sayılar gösteriyor ki tek gerçek metrik agi'ye kalan ay sayısı.
  7. kanki bu adamlar agi'yi yöneteceklerine şirketi yönetemiyorlar, her ay yeni bir kriz, yeni bir 'board beni kovdu ama kovamadı' dramı. sonuç olarak biz yine chatgpt'ye 'beni anlıyor musun' diye soran bir nesil olarak kalıyoruz.
  8. openai'ın geleceğini tartışırken herkes iki uçta geziyor: ya 'agi geliyor, koşun' ya da 'balon bu, patlar'. ikisinin arasında kalınca net bir gerçek var, o da sam altman'ın artık bir ceo'dan çok bir politik figür gibi davrandığı. kongre'de konuşması, süper hizalama üzerine tüm dünyayı düzenleyici çerçeveye davet etmesi tesadüf değil. yani şirket teknik bir yarışın aktörü olmaktan çıkıp küresel yönetişimin masasına oturmaya çalışıyor.

    ama burada bir ters köşe var: ürün döngüsü sıkışıyor, gpt serisiyle attığı her adım model kırmıyor, rakip modeller yaklaşmaya başlıyor ve yatırımcı beklentisiyle gerçek gelir arasındaki makas açılıyor. abartmayın ama hafife de almayın, openai'ın asıl sınavı agi'ye ulaşmak değil, o iddiayı satmaya devam ederken bir şirket gibi yaşamak olacak.
  9. sam altman ve openai şu an yapay zekanın nasdaq'ı gibi: herkes pozisyon almak istiyor ama kimse regülasyonun nereden geleceğini bilmiyor. siz daha gör(e)miyorsunuz belki ama bu hızda ilerleyen bir şirketin hem ahlaki hem ticari dengeyi koruması agi kadar zor bir problem.
  10. openai'ın geleceği büyük ölçüde sam altman'ın tek kişilik vizyonuna mı yoksa kurumsal yapının dayanıklılığına mı bağlı, burası kritik. gpt modelleri her sürümde biraz daha iyileşiyor ama 'agi geliyor' naralarına bakılırsa takvim hep bir sonraki çeyreğe öteleniyor. sonuçta veriye bakınca şirket hâlâ dünyanın en pahalı arge laboratuvarı, gerisi biraz da hikaye.