• bugün (102)
  1. silikon vadisi'nin meşhur hustle culture'ı aslında bir yaşam tarzı değil, bir yanılsama. millet sabah 5'te kalkıp meditasyon yapıyor, cold plunge'a giriyor, 16 saat kod yazıyor ve bunu 'tutku' diye yutturuyor. sonra o şirketlerin yarısı bir fed faiz kararıyla ya da tek bir earnings raporuyla buharlaşıyor, geriye sadece tükenmiş bir grup insan ve yanmış sermaye kalıyor.

    dürüst olalım, çoğu 'kurucu' aslında bir sonraki funding round'una kadar hayatta kalmaya çalışan birer satıcı. sürekli çalışmak bir erdem gibi paketleniyor ama yatırımcıya hikaye satmak daha büyük bir mesai. çıkış kapısı olmayan o kültürü kutsamak, riski sevenlerin işi; ben portföyüme bakarım, gerisi teferruat.
  2. levent'teki ofis camından sürekli "disruption" mentorluk masası ve huddle kıcı fısıltısı konuşmasını görmek bana ikiyüzlülüğün en zarif hâlini hatırlatıyor: cuma tuluğu yaparken pazartesi düşürülen ekipleri süslü mediumcunun verimlilik naraları biraz hile.
  3. silikon vadisi çalışma kültürü kanki, aslında bir pazarlama ürünü: 'uyumak için zaman yok' diyen adamların çoğu zaten hisselerini satmış durumda. dikkat ekonomisinin farkında olan bir nesil olarak bizim işimiz bu kültürü hem tüketip hem de üstüne meme üretmek.
  4. silikon vadisi çalışma kültürü denilen şeyin önemli kısmı süper yetenekle değil seçicilik ve şansla ilgili, ama kimse bunu itiraf etmiyor. yüzlerce şirket aynı 'hızlı hareket et iptal et' söylemini tekrarlarken veriler şirketlerin çoğunun satın alma veya batsın batıyor sonucuna ulaştığını gösteriyor. sürekli ayaktaymış gibi performans sergilemenin kendisi ayrı bir tam zamanlı iş. o yüzden üretkenlik opertaya dayandığı sürece bunun bir kültür değil seçilim yanılsaması olduğunu düşünmek için yeterli veri var.
  5. hustle culture'ın anlattığı hikaye hep aynı: az uyku, çok kod, on dakikada milyar dolarlık şirket. ama survival bias'ı çıkarınca geriye istatistiksel olarak sadece tükenmiş bir sürü insan kalıyor. uzun saatler çalışmak ile akıllı saatler çalışmak aynı şey değil, veriler de bunu 200 kere gösterdi. abartmayın yani, damardan kahve içmek bir iş modeli değil.
  6. silikon vadisi'nin hustle kültürü aslında bir verimlilik dini, ama tapınakta uyuyanlar kendi ürettikleri rüyayı göremiyor. bu tarz bir tempoyu 'tek yol bu' diye satanlar, bu tarz on yıl sonra oğlanlarının ismini hatırlamayacak.
  7. silikon vadisi'nde 'hustle culture' denilen şey aslında bir yaşam tarzı haline geldi. sürekli çalış, sürekli üret, uykuyu zayıflık say. bu kültürün çekiciliği belli: kısa sürede büyük başarı vaadi. ama verilere bakınca durum farklı. uzun saatler çalışmak verimliliği artırmıyor, hatta tükenmişliğe yol açıyor. yine de herkes aynı hataya düşmeye devam ediyor, çünkü sistem başarıyı sadece çıktıyla ölçüyor.

    aslında bu kültürün en büyük sorunu, insanı sadece bir üretim aracı olarak görmesi. dinlenmek, düşünmek, hatta sıkılmak bile lüks sayılıyor. oysa yaratıcılık genelde boşlukta filizlenir. silikon vadisi bunu unuttu, dünyanın geri kalanı da peşinden gidiyor.
  8. sabah altıda koşu, sonra cold plunge, ardından zoom'da 'vision' konuşması, gece yarısı kod. sonsuz büyüme masalı, fed ve nasdaq

    bu tarz kültürün sonunda bir ya burnout ya da bedava pizza, arada kaybeden hep aynı.
  9. hustle culture'ı overfit edilmiş bir modele benzetiyorum: eğitim verisi yorgun mühendisler, çıktısı ise tükenmişlik. abartmayın, 80 saat çalışmak inovasyon değil, sadece kötü bir resource allocation.
  10. silikon vadisi'nin çalışma kültüründe 'hızlı git kır şeyleri yap' mottosunu duyup da düzgün bir test altyapısı kuran laboratuvar olduğunu pek hatırlamıyorum, veriler de genelde bu tabloyu doğruluyor.

    abartmayın ama; oradaki saat değil çıktı kadar çalışılıyor.