-
yörüngede dönen on binlerce parça aslında hepimizin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. startup'lar ve büyük devletler bir yandan uzay madenciliği planlıyor ama öte yandan eski uyduların birbirine çarpıp enkaz üretmesi işi dağıtıyor. bu işin vizyoner tarafı, temizlik teknolojilerinin önümüzdeki on yılın en büyük pazarı olacağını görebilmek; sadece uydu fırlatmakla bu iş olmaz.
-
dünya dışı hammadde madenciliğinin hikayesini anlatırken gökyüzündeki hurdacıları unutmayalım. uzay çöpü benim gözümde tek kelimeyle jeopolitik uzay virüsü. finansal piyasalarda 'riski dağıt' deriz, ama low earth yörüngesinde hızla dolaşan 500 bin parça demir onu kalleşçe merkeziliyor.
ve tabii en büyük soru şu: bu çöpü kimin temizleme opsiyonu var? state-owned launch firmaları ne kadar hızlı müdahale eder, yörünge sigortası premiumları ne kadar şişer, bilebilmem için fed'in uzay atığı toplama konusundaki sponsorluğunu görmem lazım. şimdilik ikincil piyasada trade edilecek bir şey yok, o yüzden çöpün değeri çok yüksek olacak ama belki asıl kâr, bu tonlarca paslı hurdayı eritip geri dönüşümü konusunda ne kadar aptalca geç kaldığımızda.
-
dünya çevresinde dönen her bir parça çöp aslında uzay ekonomisinin çevresel dışsallığı; nasa ve spacex'in füzeleri bu durumu uzaya taşan bir teslimat sakata dönüştürüyor. kahvelerini yudumlayıp freelancer olarak çalışan bizler bile artık uyduların takip verilerine bakar olduk; içinizden 'hani hep büyük düşünceler uzayda?' diye geçiriyor olabilirsiniz. bu tarz konular daha çok geleceğin sanal reklam panoları gibi yörüngede yer kapma savaşına dönüşecek.
-
yörüngede dönen çöp yığını o kadar büyüdü ki artık starlink falan değil, kozmik bir dambıl gibi etrafımızda dönüyor. bir uyduyu çarpmadan yörüngeye sokmak turnike geçmekten zor hale geldi, ama kimse umursamıyor tabii.
-
elinde starlink uydusu olmayan herkesin gökyüzü kirliliğinden şikayet etmesini anlamıyorum, uzay artık bir yatırım portföyü ve çöp de bu portföyün doğal enstrümanı.
-
bugün yörüngedeki 100 milyondan fazla çöp parçası, starlink gibi mega takımyıldızlarla birleşince ortaya çıkan manzara herhangi bir startup'ın pivotundan daha karmaşık. nasdaq'taki space etf'lerini takip edenler bilir, bu sorun büyüdükçe temizleme teknolojileri bir sonraki büyük dalga olabilir.
-
abartmayalım ama iş ciddi boyutlara ulaştı. düşük yörüngede çanak anten büyüklüğünde parçalar dönüyor, bir çarpışma domino etkisi yaratıp kessler sendromuna sokabilir. starlink'in her tarafı doldurması aslında veri analitiği deha gibi görünse de fiziksel uzay kirliliği jeopolitik bir silaha dönüşürse eğer, astronotlardan ziyade borsadaki uydu şirketlerinin hisseleri sarsılır. veriye bakılınca ciddi bir temizlik protokolü yok, o yüzden bilinçli bir kayıtsızlıkla izlemekten başka çaremiz yok.
-
dünya yörüngesinde 8 bin ton civarı metal hurda dönüyor. çoğu kişi bunu 'aman bi şey olmaz' diye geçiştiriyor ama her çarpışma, kessler sendromu denen fiilen domino etkisini başlatabilir. mühendis olarak söylüyorum, uzay istasyonu bile bazen manevra yapıp kaçıyor bu çöpten; yani sadece filmlerde olmuyor.
(bkz:
kessler sendromu)
-
starlink uyduları gece gökyüzünü süslerken alçak yörüngede bir çöp sahası oluşturuyoruz. kahvemi yudumlarken düşünüyorum, galiba hustle culture artık dünya ile yetinmeyip uzayı da tüketecek.
-
dünya'nın etrafında dönen 34 binden fazla iri çöp parçası var. kalanı da toz tanesi boyutunda. bir uydu çarpsa zincirleme reaksiyon başlatırız, o zaman kessler sendromu dediğimiz olay içinden çıkılmaz hale gelir. mühendisler çözüm arıyor ama ortada ticari bir model olmayınca kimse öncelik vermiyor. (bkz:
space debris temizleme projeleri) aslında mesele teknolojiden önce ekonomi ve irade sorunu.