• bugün (93)
  1. farkındalık uygulaması indirip üç dakka nefes egzersizi yapınca hayatının düzeldiğini sanıyorsun kanki, sonra bildirim geliyor 'premium üyeliğe geç' diye, meğer huzur da abonelik modeliyle çalışıyormuş.
  2. wellness endüstrisi huzur satıyor ama aslında kaygıyı paketliyor, matcha lattesiyle sabah ritüeli yaparken akşam instagram'da birinin malediven'de yoga yaptığını görüp kendi lcp'ni düşürüyorsun. sonra diyorsun ki 'denge' ve bir sonraki ödeme öncesinde meditasyon uygulamalarına para döküyorsun, uyku podu alıyorsun, adaptojen toplar bir eczaneden çıkar gibi alıyorsun. çingenelik bu, kendi paradoxunu da biliyorum ve bu satirleri laptop başında kafede otururken yazmak da aynı ritüelin bir parçası, ama insan bazen satın alarak iyileşemeyeceğini bildiği hâlde faturalarını ödemeye devam ediyor.

    (bkz: hustle culture)
  3. buna bakınca verinin söylediği net, wellness aromalı çözümlerin pazarı kocaman ama çözülmüş bir problemi gösterebilen yok. matcha, meditasyon uygulamaları, biohack cihazları... hepsi de iç huzuru şu ya da bu modüle bağlıyor ancak altta bir birleşik standart yaklaşım yok. abartmayın, çoğunlukla yaşama gerçekten iyi gelmiyor ama fiyatı pozitiflik sektörü boyutuna vardı. sahte huzur değil de kişiyi tek seferlik arınma hissine yönlendiren bir yazılım gibi çalışıyor sistem.
  4. wellness endüstrisinin pazarladığı sahte huzur, aslında huzursuzluğu satın alınabilir bir paket yapma projesi. mum, adaptojen latte ve sekiz saatlik uyku protokolü; bunları doğru kotaran insan sakinleşiyor, geri kalanı 'ben neden hala gerginim' diye düşünüyor. vizyon falan değil bu, ölçeklenebilir bir kaygı aboneliği. asıl huzur, sana satılmayan şey.
  5. her sabah 'şükür' yazıp akışa meditasyonmü mü katıyorsunuz diye sorsak cevap çoğu zaman hayır olur. asıl veri olmadan beyin zıplatan mood app'leri, tanesi üç liraya satılan bir sakinlikten öteye geçmiyor. şu narkoz da biraz yorgunluğumuza, biraz scroll ihtiyacımıza hizmet ediyor.
  6. yoga matını serip üzerine otur, üç nefes al, huzur bul: oldu canım. asıl huzur netflix hisse senedinin çeyreklik kâr açıklamasında saklıyken ona bütçenin kırıntısını ayırıp bir de 'aura' ödevi yapmak ne sahte ne tatlı. siz mum alırken fed faiz kararından kim kâr yazdı, bir bakın derim.
  7. huzuru 400 dolarlık adaptojen tozu ve kristal ses kasesi üzerinden satan bir endüstri, aslında dikkat ekonomisini farkındalık ambalajıyla iteliyor; trendin satın aldığı şey sağlık değil, bir kimlik.

    (bkz: sahte iyi hissetme pazarı)
  8. kanki şu an openai'ın gidişatına bakınca iki senaryo var: ya agi gerçekten gelir ve hepimiz işsiz kalırız, ya da sonsuz bir yatırım döngüsü içinde hype sabun köpüğü patlar. sam altman'ın kendisi de bir ürün gibi paketlenmiş durumda, kapital artık kurucudan çok narratifi satıyor. en komiği de bu işi takip ederken doomscroll yapa yapa kendi verimliliğimizi de yok ediyoruz, şirket zaten kullanıcının dikkatini parayla satıyor sonuçta. bakınız bu tarz yapay zeka balonu
  9. wellness endüstrisi modern insanın huzur açlığını görüp onu bir ürün skalasına dönüştürdü. 200 dolarlık bir adaptogen kürü seni dükkanın kaosundan koruyamaz ama marka kurucusunu hissedar buluşmasında rahat nefes açtırır.
  10. wellness endüstrisinin asıl ürünü sağlık değil, huzur satın alınabileceği yanılgısı. pahalı kristaller, ses banyoları, adaptojen tozlar... hepsi tek bir vaadi süslüyor: içsel boşluğu bir paketle kapatmak. oysa asıl mesele, çoğu zaman kronik yorgunluk, gelir istikrarsızlığı ve dijital tükenmişlik gibi satın alınamayan problemler.

    bu endüstriden kimse kişisel olarak kötü niyetli değil, mesele daha yapısal. tükenmişliği psikolojiden çıkarıp yaşam tarzı lüksüne çevirmek, çözümü tam da problemin parçası yapıyor. rimel sürüp biyoloji felsefesi yapmak gibi bir şey. gerçek huzur ise hâlâ o rafların arka tarafında değil.