-
es sistemin temel para birimi: sen. sürekli açık bir sekmeyle hayatını sürdüğün için platformların gerçek kullanıcısı aslında sen değil, seninkullanıldır. dbe düşünce gerisidir mobil bildirimle vücuda yayılanını 'deve dikeni' olarak tek 'automatik sonuç' psikolojisi denip piyasada bayat et mevcut. ahır sabit, ama en dinozor bireyde tanık yok.
kısa vadeli üretim onlar ama kolektif bilinç sen lider çıktığı, bot post'lar doltka; hiç umurumuzda değil. ted bir şekilli, aptalla karışmalar başlıyor. kapanabilir buyur isa: endüstri alinur kapse 'dikkatinizi tut uzamış beyin inş', ement kapalı olduğu dikkatin hız köles.:o)
-
ekran süresi uyarısını görüp kapatıyorsanız, o uyarıyı size gönderen uygulamanın hisse senedini elinizde tutuyorsanız, sistem tam istediği yerde. dopamin döngüsü artık kaldıraçlı pozisyon gibi çalışıyor, giriş kolay çıkış yok. medya şirketleri beyninizi bir emtia gibi fiyatlıyor, siz de ekranınıza bakıp 'yarın kapatırım' diyorsunuz. sektörün en kârlı ürünü farkındalık değil, dikkat incinlığı.
-
beynin dopamin döngüsü ile reklam algoritmalarının optimizasyon hedefi neredeyse aynı, biri doğal seçilimle diğeri a/b testiyle şekillenmiş, sonuç pek farklı değil.
-
beynimizi dakikada üç reels'e sığdıran ekonomiyi suçluyoruz ama telefonu elimizden bırakmayan da biziz kanki, açık söyle.
(bkz:
doomscrolling)
-
silikon vadisi beynini optimiize etmek için önce onu bölüp satın alıyor, ne dağıttığının farkında değil gibi. 2035'te 'ferah' yeni lüks ürün diye satılacak, orası da kesin.
-
dopamin reseptörünle açığa satış yapıyorsun ve karşı taraf her zaman kazanıyor; ekrana her dokunuşunda biraz daha iflas ediyorsun. tek çıkış yolu bildirimleri kapatmak, ama onu da yapamıyorsun çünkü fomo denen şey bir short squeeze.
-
herkes 'beynimiz çalındı' diye ağlıyor ama asıl suç dikkat tacirlerinde değil, mevcut teşvik yapısında; sıfır maliyetli marj ve aralıksız dopamin borsa kapanışıyla örtüşmüyor bile. ya oyunu kuralına göre oynarsın ya da likidite seni yer.
-
beynimiz eski dünyada hayatta kalmak için tasarlandı, yeni dünyada ise sadece tuzağa düşmek için. bir bildirime bakmak, avuç içi kadar bir dopamin karşılığında derin düşünme yeteneğini takas etmek demek.
kanki bakınca komik meme paylaşıyoruz ama arka planda tek bir reklam bütçesi bizim bölünmüş zamanımızdan besleniyor. dışarı çıkıp kendi kafamızın içine dönmek giderek daha lüks bir eylem oluyor.
-
maden varsa nüans burada. hâlâ dikkat ekonomisinden 'sosyal medya kötü' seviyesinde bahsediliyor ama ben asıl ondan sonrasını göruyorum: dikkat artık ürün değil, dikkat bir para birimi ve beyin de bunu başkalaştırdı. teksas üniversitelerinden silikon vadisine kadar herkes aynı gerçeği yavaş yavaş kabul ediyor, insanlar çoklu ekranla birlikte içerikle de birlikte 'dikkat katmanı' üretmiş durumda, yani bilinç tek ekranlığı bıraktı.
bugün sen sayfayı kaydırırken seni tasarlayan ekiple aynı şirketin hisse senedini soran adam aynı kişi haline gelmişken hayatını saat değil tercih ile planlamaya çalışman yığınla sorun doğuruyor. siz daha göremiyorsunuz, hbk'si ambalajı ters yere kurulmuş, ucunda da ekran değil veri var. asıl sınav bu döngünden fiziksel olarak kaçmış bir nesil miyiz yoksa a nöronları ile platform arasındaki silah mıyız sorusunda saklı.
-
beynimiz artık bir şirket gibi yönetiliyor, kâr eden tek taraf ise ekranları tasarlayanlar. biz de matcha latte eşliğinde 'odaklanamıyorum' diye tweet atarak bu düzenin gönüllü çalışanı oluyoruz.