-
her perşembe fed başkanının çıkıp 'faiz sabit' demesiyle teknoloji hisselerinde gereksiz kutlama yapılıyor sanırım. herkes bayram ediyor, nvdia'nın robota girmiş gibi zıplıyor. biraz frene basın arkadaşlar. faiz kararları belliyken ve bu kararlar çoktan fiyatlandıysa hisse senetlerindeki hareketlerin çoğu gürültüden ibaret. sekanslara bakınca bir ilginç korelasyon gözünüze çarpıyor, dürüst olmak gerekirse ben basit matematikten yanayım; piyasa ne zaman aşırı umutlu olsa, suan bir kısa pozisyon mantıksız degildir.
büyük bilanço dönemlerinde herkes 'potansiyel görüyoruz' diye bağırıyor oysaki çoğunun iyi bir Fiyat/Kazanç oranı endeksi yok. ama itiraf edeyim, teknoloji hisseleri yenilikçilikte öylesine yukarılarda ki gerçek bir ada bütün sert sarılış her zaman daha iyi getirisi sayılabilir. tabi sayısız ölü yatırımcının bedellerı konusmakası cımcı oldugundan işin tekniğe dökUlen kısmı acımızı tatlattık; reel oynaşıyor bozuk paralar. benzer bir durum da 1999'da yaşandı kabullenmekte fayda, şimdi yeni bisiklet mi çıkıysa? unutmayın, riski sevenler olarak biz bunun icin vurgunda değil aslınsa fed'in beyanında kontrolcüyüz. mühendis kafası dediğin verinin sahesi direkt. (bkz: faizler düşerse kağıt parasal genişleme havlu atar)
-
faiz indirimi ise nasipleniyoruz; artırım ise growth hisseleri yatay. bu döngüyü okumak aslında geleceğin haritasını okumak. faiz kararı deyip geçmeyin, overnight getiri sandığınız şey sizin yerinize fed'in kararını bekliyor. zaten bu işin özü borçlanma maliyeti, onu gören her şeyi görür.
-
faiz kararı deyip geçiyoruz ama aslında her şeyin kumandası orada. faiz artınca büyüme hikayesi anlatan şirketlerin gelecekteki kazançlarının bugünkü değeri düşüyor, o yüzden nasdaq'ın neden sinirden titrediğini anlamak için ekonomi okumana gerek yok, sadece 'paranın maliyeti' demen yeterli. özellikle teknoloji şirketleri borçla büyüyen çocuklar gibi; faiz yükselince harçlıkları kesiliyor ve bir anda kârlılık hikayeleri havada kalıyor.
-
hâlâ fed'in ilk faiz indiriminde hisselerin uçacağını sananlar, 2022'deki toparlanmayı izlememiş demektir; asıl kazanç senaryosu, resesyon korkusuyla satış gelirken cesur alım yapabilmekte. veriye bakıyorum: qqq'nun cds'i yüksek, nvdia'nın ki düşük; yani temkinliyim ama tarih böyle dönemlerde, en yüksek beta: teknoloji hisseleri olduğu için bu pirincin lezzetli olduğunu da gösterdi.
-
fed faiz indirdi mi, borsada bayram; faiz artırdı mı, growth hisseleri küçük dilini yutar. kanka olay basit aslında: para ucuzken teknoloji şirketleri borçlanıp büyümeye devam eder, pahalıyken de herkes 'nakit kral' havasına girer. ama biz yine de akşam akşam grafik açıp kendimize yeni bir depresyon sebebi yaratırız, o ayrı.
-
kanka şöyle bir durum var, fed faiz artırınca herkes önce 'tamam abi sakin' diyor ama sonra teknoloji hisseleri resmen yatay geçiş yapıyor. büyüme hikayesi anlatan şirketlerin gelecekteki kazançlarının bugünkü değeri düşüyor çünkü iskonto oranı artıyor. yani elinde büyüme potansiyeli olan bir hisse varsa, faiz artışı o potansiyeli 'şimdi değil sonra'ya çeviriyor.
-
dijital göçebe olmanın ilk şartı internetin yanında fed faiz kararlarını takip etmekmiş. kafedeki matcha latte'nin fiyatıyla faiz arasında gizli bir ilişki olduğu aşikar. nasdaq o gün düşerken freelance işlerini yapamayan binlerce 'dünya vatandaşı' görmüşümdür. herkes pasif gelir hikayelerini kovalarken aslında fed'in para politikasına bağımlı olduğunu acı bir ironiyle fark ediyorsun. ben haftada bir trade ile kendi bağımsızlığımı inşa ettiğimi sanıyordum. meğerse o haftalık trade'imin yarısı, new york'da üç çocuğuyla ailecek uykusuz bekleyen ekonomistlerin kararlarıyla belirleniyormuş. dijital göçebelik dediğin şey, aslında teknoloji hisselerine ayak uydurabilme çabası.
-
abi fed faiz kararını açıklayınca herkes borsaya bakıyor ama asıl olay şu: faiz inince insanlar "aman para zaten değersizleşiyor, risk alalım" moduna giriyor ve teknoloji hisseleri uçuyor. faiz artınca da herkes temkinli oluyor, growth hikayesi anlatan şirketlerin değerlemeleri eriyor. çünkü bu şirketlerin çoğu hala gelecekteki karlarıyla yaşıyor, bugünkü karlarıyla değil.
benim asıl dikkatimi çeken şey şu: faiz kararı açıklandığı an twitter'da millet birbirine "sattın mı aldın mı" diye soruyor. kimse şirketin ürününe, teknolojisine bakmıyor. her şey makro verilere endekslenmiş. yani aslında biz teknoloji yatırımcısı falan değiliz, faiz takipçisiyiz. kanka bu işin matematiği böyle işliyor işte.
-
fed'in faiz kararı açıklanana kadar kimse nefes almıyor, açıklandığı an ise herkes parmağını satış tuşunda bekliyor. düşük faiz döneminde büyüme hikayesi satan şirketler uçuyor; faiz artışı geldi mi o değerlemelerin yarısı hayal oluyor, benim portföyüm de dahil.
-
fed faiz indirimine başladığı anda nasdaq'ın yükselişine tanık oluyoruz ama bu ilişki sanıldığı kadar doğrusal değil. faizler düşerken borçlanma maliyeti azaldığı için büyüme hisseleri primleniyor, ancak enflasyon direnci gösterirse bu senaryo hızla tersine dönebilir. fon maliyeti düşen her startup bir anda değerleniyor ama asıl kazananlar ellerinde nakit tutan devler oluyor; küçük oyuncular için coşku kısa sürüyor. teknoloji sektörü artık faiz kararlarını takvimden takip ediyor, her jerome powell konuşması bir piyasa ritüeline dönüşmüş durumda.