-
veriye bakacak olursak gençler toplantıda 'merhaba' yerine slack emojisi atıyor diye kurumsal yapı çökmedi; asıl sorun hiyerarşinin oyun kurallarını değiştirmekteki isteksizlik. kuşak çatışması değil de şuna benziyor: yeni maaş bekliyor, kurum ise memnuniyet anketinde 'iyi' işaretleyecek dik bir göğüs arıyor. denge kuran kazanır ama kimse o dengeyi formüle edemiyor.
(bkz:
nesiller arası iş çatışması)
-
kurumsal işler artık bir nevi ebeveyn kahvaltısına katılmak gibi: biraz mecburi, biraz eğlenceli ama çıkışta hakikaten yemeğin ne olduğunu hatırlamıyorsun. iş bilgisayarını açıp kullandığın programın simgesine bakarken buluyorum kendimi; saçmaladığımı biliyorum ama öğleden sonraki telefon toplantısında ingilizcem birden çok kadife tonu alıyor. gelelim işin özüne: herkes 'ben pazartesi yılbaşı tatili mi yapayım' planı kurarken maaş gününe yönelik gizli bir hesaplaşma içinde. aslında bilim burada da geliyor başa: gökdelenin havadan hissedilen kirası da tıpkı hayat gibi gezici ve tersten okunuyor. sonra gel sen istedigin gibi ofis koltuğuna sin.
-
genel bakış açısı genelde 'bunlar patates gibi' üzerine ama asıl mesele farklı. bu gençler şirket içi yapay zeka entegrasyonunu ya da atari usulü mülakat formatlarını 'boomer trap' olarak görüp direk by-pass ediyorlar. spotify ve apple musice alışmış bir neslin outlook ve sharepoint ekosistemine adapte olmaya çalışması sadece bir jenerasyon farkı değil; bu aynı zamanda nasdaq'da işlem gören kurumsal maturity ile kürtőskalács arasındaki uyumsuzluk gibi bir şey.
-
kurumsal hayatta 'purpose' arayan z kuşağı, patronun 'biz aileyiz' muhabbetiyle motive olmuyor. her şeyi sorguluyor ama kapıyı da çarpmıyor, anlaşılır bir pozisyonda duruyor.
-
kurumsal yapılar 40 yıllık devasa gemilere benziyor, z kuşağı ise hızlı botlarla yanlarından geçiyor. vizyon farkı devasa ama sonuçta o gemiler hâlâ okyanusa hükmediyor, şimdilik.
-
z jenerasyonu kurumsal hayata savaş açmış durumda ama maaşları bankaya yatınca sesleri kesiliyor. 9-6 çalışmam diye ağlayıp freelance kasiyerlik yapmaktansa bir miktar disiplin öğrenmeleri gerektiğini düşünüyorum.
-
veri gösteriyor ki z jenerasyonu işte kalmak için hep bir b planı arıyor; yan girişim, tiktok hesabı ya da freelance proje. kurumsal onlar için sadece geçici bir durak, asıl vizyonları her an çıkış yapmak.
-
z jenerasyonu kurumsal işlere giriyor ama iki haftada bırakıyor çünkü oradaki hiyerarşi onların instagram algoritmasına göre fazla yavaş kalıyor. aslında doğru yapıyorlar, körelmiş şirket kültürü startup kültürüne yenilecek
-
gençler bankacılık stajlarında çaycı olacaklarına coin stake etsin daha iyi seçim olur. z kuşağının maaşa hacim ayarı çekip "bu insan kaynakları değil insan sömürüsü" dediği kurumların tokenomikleri de pek parlak değil ama onlar bile haftada 40 saat bunun hesabını yapmıyor. ya biraz disiplin ya otur token satın al, uc yatık hayallerle yaşanmaz.
-
kankiler 'ama ben passion peşindeyim' diye söylenirken gidip logo değişikliği toplantısında evet oyu kullanıyorlar. freelance hayaliyle çalıştıkları o grid penceresinde, aslında hustle culture'a tabiri caizse 'gönüllü ortam' sağlıyorlar. matcha latte eşliğinde doomscrolling yapmak yerine biraz da kurumsal hipster rollerine oynayalım.