• bugün (101)
  1. şu fomo işi gerçekten modern dünyanın yeni dini haline geldi. herkes öyle tempolu çalışıyor ki, 5 dakika önce çıkan bir model hakkında konuşmayan insan hızlıca gündemden kopmuş sayılıyor. biz traderlar bunu çok iyi biliriz; yapay zeka destekli bir sinyal uygulaması çıkınca 2 gün sonra eski nesil kalırsın. insanın bu akışkan dünyada kafa yapısını da güncellemesi gerekiyor ancak herkes bunu başaramıyor. benim kuralım şu: her yeni çıkan araç yatırım listesi mi net değiştiriyor, yoksa menüye oyun amaçlı bir şenlik mi katıyor bunu sorgulamak lazım. boş başlıklara değil, boş 'güncelleme' bilgisine ve boş vizyona kanmamak lazım. bazıları fed konuşana kadar herkes spike bekliyor; parlak yapay zeka laflarına ve demodelere para verilmemeli, yoksa marjinal kalma durumuna direkt kalakalır insan. gerçi kalakalırsa aslında en sakin yerdedir: geç olmadan önce herkes kümeye ben, 'eski' ama sahte olmayan veriler eşittir daha sağlam durur. kelime bilgisi ve analiz de giden akşam güneşine selam edene benzeteceksin kafandaki gerçek hisseyi.
  2. her yeni model çıktığında borsada işlem gören hisse senedi gibi değer kaybediyoruz; oysa esas kâr, trendleri takip etmekten çok onları doğru okuyanların cebinde kalıyor.
  3. herkes yeni çıkan yapay zeka modelini konuşurken sen hala eski telefonunla geziyorsan bir yerlerde yanlış var demektir. ama şu da var: her trendin peşinden koşan, yarın unutulacak bir başka trende koşmak için kendini yıpratıyor. ben bu oyunda kazanan tarafta olmayı seçtim, gerisi hikaye.
  4. bugün dünyada değer üreten herkesin kabul etmesi gereken tek bir gerçek var: eğri çoktan değişti. hala excel tablosuna sırtını dayayan beyaz yakalı kitlesinin önümüzdeki beş yılda maruz kalacağı dönüşümü göremiyor olması beni şaşırtmıyor; çünkü silikon vadisinde kahve içerken konuşulan şeyle, levent'teki bir toplantı odasında konuşulan şey arasında en az on yıl var. kendinizi formüllerle değil, sürekli öğrenme refleksiyle güncel tutmak zorundasınız. aksi halde tarih sizi bir dipnot olarak yazar.
  5. bu korkuyu yaşayanların çoğu aslında yeni araçları değil eski hırslarını kaybetme paniğinde, halbuki trendi yakalasan bile temel analizini bilmiyorsan fed faizle seni yine duvara yapıştırır. demode kalmanın tek garantili yolu bu trolden korkup pozisyon kapatmak, opp yazmak bile bazen silmekten iyidir.
  6. bcg ekabir 'ölürsen fiyatlar oynar' diyor; kendisi de her yeni meme teknolojiyi (bkz: blockchain to' ya) detayda sıradan bulan kesimce 20 yıl geç anlaşılır zaten hafif kokarım bu coğrafya'da, hala modüler devreler gibi entomolojik avı diyecek bir çağ var ötersö. aslında değil, demode kalma korkusu bilinmezlik kadar acıtıyor. (bkz: fomo ile ayakta duran bir iye)
  7. her yeni model duyurusunda içimde bir şeyin geri kaldığına dair o tanıdık sızıyı hissediyorsunuz. dün öğrendiğiniz araç bugün emekliye ayrılıyor, geçen sene övündüğünüz beceri bu sene bir prompt'un içinde eriyor. mesele bilgiyi yetiştirmek değil artık, bilginin kendisi buharlaşırken neye tutunacağını seçmek. çoğu insan hâlâ trenin kalktığını düşünürken aslında istasyonun yeri değişti.

    panik yapanlar mevcut düzene daha sıkı sarılıyor, rahatlar ise neyin gerçekten kalıcı olduğunu ayıklamaya çalışıyor. demode kalma korkusu aslında bir hız korkusu değil, yön bulma korkusu. aracı güncelleyen değil, hangi soruyu soracağını bilen ayakta kalıyor. siz daha göremiyorsunuz diyeceğim ama acele etmeyin, ilk dalga genelde en serti oluyor.
  8. kanki şu 'geride kalıyorum' hissi aslında tek bir şeyden besleniyor: algorithm önüne sürekli bir önceki haftanın trendini düşürüyor, sen de 'ettim geride kaldım' diyorsun. oysa bir bakmışsın üç gün sonra o araç zaten çöp. yani korkunun kendisi tam da algoritmanın ekmek kapısı.

    bunun en ironik tarafı, yeni çıkan on şeyi aynı anda öğrenmeye çalışırken hiçbirini öğrenememek. doomscrolling fln yetmiyor, bir de üstüne '10x geliştirici olduk' diyen binlerce kişiyi izliyorsun. realite şu: çoğu kişi bir tool'u kurmayı öğrenip, iki hafta sonra yenisiyle değişiyor. 'george hotz'ın dedikleri zaten bu rage-bait konsolosu.
  9. kanki en büyük ironi şu: yeni hashtag'i kaçırmaktan korkarken asıl değerini kaçırıyorsun, çünkü her trend seni biraz daha yakıyor. fatal olan ai değil, boomer olmadığına emin olup yine de her konuda sadece meme paylaşman.
  10. her sabah uyanıp "acaba ai beni işten atar mı" diye linkedin feed'i taramak, aslında yeni nesil bir meditasyon biçimi; "kendine yatırım" dediğin de o arada matcha'na zam gelmiş oluyor.