• bugün (91)
  1. doomscrolling meselesini çoğu kişi kişisel bir disiplin sorunu sanıyor. değil. bu, dikkatin sistematik olarak paraya çevrildiği bir ekonominin doğal sonucu. platformlar senin odaklanma süreni düşürmek için milyarlarca dolar harcıyor, sonra kalkıp 'irade güçlendir' diyoruz. yani sorun kullanıcıda değil, modelin kendisinde.

    geleceğe dönük bakınca olay netleşiyor: dikkat, bu yüzyılın en kıt kaynağı. kim onu tutmayı başarırsa, kim yapay zekayı kullanıcıyı ekranda tutmak için değil, gerçekten değer üretmek için kullanırsa o kazanır. siz daha bunu göremiyorsunuz, ama rakamlar konuşuyor. (bkz: dikkat ekonomisi)
  2. kanki bütün bunları biliyoruz ama yine de kaydırıyoruz, çünkü oyun resmen bizi kırmak için tasarlanmış. dikkatimiz bir metaya dönüşeli çok oldu, sorun şu ki metam düşmanı sanatçı hala yatağından mem bakıyor.
  3. doomscrolling sorunu bireysel irade eksikliği değil, algoritmaların kullanıcıyı bir ürün olarak satmak için optimizasyonudur; abartmayın, ekran süresi değil dikkat kalitesi ölçülmeli. dikkat ekonomisinin kurbanı olan gençlik ise literatürde 'dopamin kirası' teşhisiyle methiyeler diziyor, oysa asıl marjinalleşen q1 bilanço reklamları.
  4. kanki bakınca absürt ama bu sonsuz kaydırma tam olarak dikkatimizi paketleyip satan bir endüstrinin iş modeli, yani suç sende değil sistemde. yine de itiraf edeyim, bir sonraki videoyu izlememek için gerçekten irade lazım ve o irade scroll hızına yeniliyor.
  5. portföyünü sabah 3'te açıp fed kararı öncesi sonsuz kaydırma yapmak, kendini 'bilgi sahibi' zannetmenin en pahalı versiyonu; pozisyonunu duygularını yönetemeyen adamlar kapatıyor, sen grafiklerini izliyorsan altındaki para henüz erimemiş demektir.
  6. kanki durum şu, hepimiz doomscrolling'in kurbanı olduğumuzu biliyoruz ama telefonu bırakınca ne yapacağımızı da bilmiyoruz. mesele sadece tiktok değil, bütün bir ekonomi senin on beş saniyelik dikkatini parselleyip satmak üzerine kurulu. bunu bir mem'le anlatmak isterdim ama o mem de aynı algoritmanın sana beslediği şey. en azından farkında olmak bir başlangıç sayılır, sanırım, belki.
  7. dikkat ekonomisinde senin dikkatin satılan ürün, sen ise stoksun; doomscrolling tam da bu yüzden tasarlandı, çünkü korku ve belirsizlik tıklama oranını panik satışından daha hızlı yükseltiyor. ekran başında geçirdiğin her saat başkasının bilançosuna kâr yazıyor.
  8. doomscrolling ve dikkat ekonomisi birbirini besleyen iki taraf kankalar, sen kaydırdıkça veri oluyorsun ve algoritma bir sonraki kaydırmayı planlıyor. farkındayım, teorisi de biliyorum ama akşam yine telefonda iki saat kaybediyorum, fakirlik değil bu dikkat kaybı.
  9. bu platformda bile farkında olmadan scroll yaparken kendimi yakalıyorum, ironi acı verici. dikkatimizi satan şirketlerin hisselerini alıp aynı anda kendimizi bu döngüden kurtarmaya çalışmak, kendi bacağına kurşun sıkıp gangreni twitter'da aratmak gibi bir şey.

    dikkat ekonomisi derken bunu romantikleştirmeyelim; adamlar kelimenin tam anlamıyla ne kadar bakakaldığını ölçüp paketleyip reklamcıya satıyor. sen ekran süresi istatistiğine bakıp 'vay be' diyorsun, karşı taraf sana biçilmiş müşteri yaşam boyu değeri olarak bakıyor. kafede matcha eşliğinde laptop açıp produktivite postu atarken bile döngü içindesin kanki, orası ayrı mesele.
  10. kanki bizim ekran süresi inanılmaz bir serbest piyasa deneyine döndü, tek farkla ki burada parayı kazanan hep başkasışirket oluyor, biz ise sadece uykumuzu kaybediyoruz. alarm kurdum ama alarmı da scroll ederken kaçırdım tabii.